Tasarım yaparken en çok ihtiyaç duyduğum konulardan biri, basit ama etkili bir fikir bulmak oldu. Çünkü çoğu zaman aklıma gelen ilk şeyler ya çok sıradan geliyor ya da fazla karışık oluyor. Zamanla şunu fark ettim: Etkili görünen tasarımlar aslında çok karmaşık değil. Aksine, az şeyle çok şey anlatan işler daha akılda kalıcı oluyor.
Bir işe başlarken artık direkt tasarım yapmaya çalışmıyorum. Önce durup düşünüyorum. “Bu tasarım ne anlatacak?” sorusunu kendime soruyorum. Mesaj net değilse, ne kadar uğraşırsam uğraşayım ortaya iyi bir iş çıkmıyor. Ama mesaj kafamda oturduğunda, tasarım da daha sade bir hale geliyor. Çünkü neyi anlatacağını bilen tasarım, fazlalığa ihtiyaç duymuyor. Çünkü çoğu zaman tasarımı boğan şey, eklediklerimiz oluyor. Çıkardıkça fikir güçleniyor.
Basit ama etkili fikir bulmak için kendimi çok zorlamamaya çalışıyorum. Çünkü en iyi fikirler genelde çok kasınca gelmiyor. Günlük hayatta gördüğüm küçük detaylar bana daha çok ilham veriyor. Sokakta gördüğüm bir yazı, bir tabeladaki renk uyumu ya da sosyal medyada denk geldiğim kısa bir cümle bile fikri tetikleyebiliyor.
Referans konusu da benim için önemli ama dikkatli yaklaşmaya çalışıyorum. İlham almak güzel ama fazla bakınca kafam karışıyor. O yüzden bir noktadan sonra her şeyi kapatıyorum. Sessiz kalmak, düşünmek ve fikri kendi içimde şekillendirmek bana daha iyi geliyor.
Sonuç olarak basit ama etkili fikir, özel bir yetenek değil. Doğru soruları sormakla ve gereksiz detaylardan vazgeçmekle ilgili. Ben artık şuna inanıyorum: İyi tasarım bağırmaz. Sade olur, net olur ve kendini hissettirir. Az ama yerinde yapılan işler her zaman daha güçlü durur.